Köşe YazılarıMedya-Basın Dünyası

Olay yeri ve radyasyon..(Köşe yazısı 07.10.2019 Kayseri Star Haber Gazetesi)

Haberi Dinleyin Dinlemek için oynat tuşuna basın
Haberi Dinleyin Dinle Duraklat Devam Et Dinlemek için oynat tuşuna basın Haber seslendiriliyor Okuma duraklatıldı Kalan dk sn Varsayılan Ses Okuma tamamlandı Bu dil icin ses bulunamadi. Tarayiciniz veya cihaziniz bu dili desteklemiyor olabilir. Dinle Duraklat Durdur Hızı sağdaki menüden ayarlayın (0.75x - 2x) Tarayıcınız destekliyorsa Ses menüsünden farklı bir ses seçebilirsiniz, tercihiniz hatırlanır Okuma başladıktan sonra boşluk tuşu ile oynat/duraklat Sayfadan çıksanız da Durdur a basmadığınız sürece kaldığınız yerden devam eder 5 sn geri 5 sn ileri İlerleme çubuğuna tıklayarak veya sürükleyerek istediğiniz yere atlayın; ⏪ / ⏩ ya da ← / → tuşlarıyla 5 sn geri/ileri sarın Sayfa çevrildiğinde yeni dil otomatik algılanır ve okuma yeniden başlar
Haberi Dinleyin
🎧 Haberi Dinleyin
Haberi Dinleyin

DAVUT GÜLEÇ

GAZETECİ

davutgulec@hotmail.com

İnsanların en çok tartıştığı, çeşitli şekillerde gündeme getirdiği radyasyon ve etkileri gündemden hiç düşmüyor. Bu nedenle baz istasyonları, cep telefonları, televizyonlar, bilgisayarlar, röntgen ışınları gibi bir çok konu halen tartışılıyor.

Adli Bilimciler Derneği adına bir açıklama yapan Prof.Dr.Levent Kenar – Prof.Dr.İ.Hamit Hancı, nükleer, biyolojik, kimyasal silahlarla Dünya gündemine otura, terör örgütlerinin zaman zaman eylemleri ile adını duyduğumuz radyasyon konusunda ‘Olay Yeri İnceleme ekiplerimiz Radyasyonlu vakalara hazırlıklı mı?’ diye sordu.

İşte o açıklama.

Nükleer veya radyolojik maddeler, tıp, tarım, sanayi ve endüstriyel alanda yaygın olarak kullanılmaktadır. Bunun yanı sıra, nükleer ya da radyolojik malzemelerin terörizm ya da diğer suç işlemlerinde kullanılma riski vardır.

Bir nükleer silahın, radyasyon saçıcı aygıtın (RDD) patlaması veya bir radyasyon yayıcı aygıtın (RED) yerleştirilmesi ciddi sonuçlara yol açar.

Bu tür olaylar insan sağlığına ve çevreye zarar vererek, panik yaratır ve ekonomik ve politik istikrarı etkiler.

Her türlü suç olayı ya da kazada, olayın aydınlatılması “Olay Yeri İncelemesi”  ile başlar. Kolluğumuzun sıradan olaylara müdahale eden gelişmiş bilgi ve teknolojiyle donatılmış “Olay Yeri İnceleme Ekipleri” mevcuttur.

Ancak, Radyoaktivite ile kirlenmiş bir saha da durum biraz farklıdır.

Radyolojik olay yeri yönetimi, nükleer veya diğer radyoaktif maddelerle kirlenmiş veya şüpheli olduğu bir olay yerinde yapılmaktadır.

Burada tüm olay yeri incelemelerinde olduğu gibi, güvenli, etkili ve verimli operasyonlar yapılmalıdır.

Radyolojik bir suç mahallini yönetmek, nükleer bir güvenlik açığına cevap vermenin kilit  parçasıdır.

Radyolojik suç mahallerinde kanıt toplama, coğrafi alanın veya olay yerinin modellemesi ve patlayıcı olayların dahil olup olmadığına dair kanıt arama çalışmaları, geleneksel olay yerine  yaklaşımla benzer özellikler gösterebilir. Ancak  radyoaktif veya nükleer malzemenin karıştığı bilinen veya şüphe edilen bir olay yerinin  incelemeleri sırasında maruz kalınacak dozun belirlenmesi, inceleme personelinin radyasyondan korunması, kullanılacak kişisel koruyucu ekipmanın kullanılması, kirlenmiş ve örnek alınacak alanın belirlenmesi, olası radyoaktif örneklerin uygun şekilde alınması ve iletilmesi, alınan örneklerin doğru laboratuvarlara gönderilmesi, önem taşır.

Bu örneklerin doğru alanlardan alınmaması değerli kanıtların kaybolmasına neden olabileceği gibi, radyoaktif olarak kirlendiği  bilinmeyen olay yerlerinde görevli personelin radyasyona maruziyetine neden olabilir.

Bu nedenle kirli bomba açısından yerli veya uluslararası istihbarat bilgisi elde edilmiş eylemlerde, radyolojik/nükleer saldırı  içeren tehdit mektupları  ile çalıntı radyolojik /nükleer kaynakların varlığında gerçekleşen  olaylarda olay yeri veya bölgesinin radyoaktivite açısından değerlendirilmesi son derece önemlidir.

Bu nedenlerle olay yeri incelemelerinde, ortam veya alandaki radyasyon ölçümlerini doğru ve güvenilir şekilde yapabilecek, olay yerinde davranma kuralları hakkında bilgili, radyasyondan kendini koruyabilecek,  personelin özellikle büyük şehirlerden başlayarak eğitilmesi hususu ülkemiz için bir gerekliliktir.

Bu eğitimlerin sadece teorik olarak değil pratik olarak yapılabilmesi, radyolojik ve/veya nükleer adli bilimler açısından değerli olduğu kadar, verilerin yanlış yorumlanması, gözden kaçırılmasının önüne geçebilir.

Unutulmamalıdır ki, Radyasyon, duyu organları ile hissedilebilen bir meta değildir.  Görülmez, duyulmaz, hissedilmez ve dokunarak algılanamaz.

Günlük yaşamda kişilerin aldıkları radyasyon dozunu ayrıca olay yerindeki radyasyonun varlığını belirleyip miktarını  özel geliştirilmiş cihazlar kullanılmaktadır.

Bu maksatla geliştirilmiş olan aygıtlara genel olarak radyasyon dedektörü denilmektedir.

Dedektörler, radyasyonun içlerinde sebep olduğu iyonlaştırma ve uyarma mekanizmalarının elektrik sinyallerine çevrilmesi prensibiyle çalışırlar.

 Kalibrasyonları uygun şekilde ve aralıklarla yapılan radyasyon dedektörlerinin şüpheli olaylarda kullanılabilmesi için öncelikle radyasyon dedeksiyon timlerinin oluşturulmalıdır.

Bu dedektörlerin çok yüksek maliyeti olmadığını düşündüğümüzde, hele ki ülkemizde milli olarak imal edersek, hemen her olay yeri inceleme aracında bulundurulması personelin güvenliği açısından uygun olacaktır.

Bu demek değildir ki her Olay Yeri İnceleme Timi, Radyoaktif olaylara müdahale etsin. Çünkü bu müdahaleler için çok ciddi özel ekipmanlar ve giysiler gerekmektedir.

Hiç olmazsa Olay Yeri İnceleme Ekibi şüpheli ortamda bu dedektörlerle radyasyon olup olmadığını belirleyip, yetkili ekiplere haber verebilecektir.

💬 WhatsApp açılıyor...

📢 Haberle İlgili Bildirim & Paylaşım

Haberi WhatsApp'ta paylaşabilir, düzeltme bildirebilir, ihbar gönderebilir veya yeni haber paylaşabilirsiniz.

Davut Güleç

Gazeteci, Televizyoncu Uzman Polis-Adliye Muhabiri, Spor Yazarı Kayseri ve Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Üyesi Uluslararası Basın Konfederasyonu (UBK) Kayseri İl Temsilcisi TSYD, TİMEF, AVKON, ADD Üyesi TEMA'cı, Kızılay'cı, Dağcı, Trekkingci Erciyes Kar Kaplanları Spor Kulübü Basın Sözcüsü Kayseri Spor Adamları Derneği Üyesi Tüm Mücadele Sporları Derneği Üyesi Kent Güvenlik Konseyi Üyesi Alp Disiplini Kayak Milli Hakemi Herkes İçin Spor Federasyonu Kayseri İl Temsilcisi Halkla İlişkiler Tanıtım, Adalet, Kamu Yönetimi Mezunu

İlgili Haberler

Olay yeri ve radyasyon..(Köşe yazısı 07.10.2019 Kayseri Star Haber Gazetesi)

Olay yeri ve radyasyon..(Köşe yazısı 07.10.2019 Kayseri Star Haber Gazetesi)

DAVUT GÜLEÇ

GAZETECİ

davutgulec@hotmail.com

İnsanların en çok tartıştığı, çeşitli şekillerde gündeme getirdiği radyasyon ve etkileri gündemden hiç düşmüyor. Bu nedenle baz istasyonları, cep telefonları, televizyonlar, bilgisayarlar, röntgen ışınları gibi bir çok konu halen tartışılıyor.

Adli Bilimciler Derneği adına bir açıklama yapan Prof.Dr.Levent Kenar – Prof.Dr.İ.Hamit Hancı, nükleer, biyolojik, kimyasal silahlarla Dünya gündemine otura, terör örgütlerinin zaman zaman eylemleri ile adını duyduğumuz radyasyon konusunda ‘Olay Yeri İnceleme ekiplerimiz Radyasyonlu vakalara hazırlıklı mı?’ diye sordu.

İşte o açıklama.

Nükleer veya radyolojik maddeler, tıp, tarım, sanayi ve endüstriyel alanda yaygın olarak kullanılmaktadır. Bunun yanı sıra, nükleer ya da radyolojik malzemelerin terörizm ya da diğer suç işlemlerinde kullanılma riski vardır.

Bir nükleer silahın, radyasyon saçıcı aygıtın (RDD) patlaması veya bir radyasyon yayıcı aygıtın (RED) yerleştirilmesi ciddi sonuçlara yol açar.

Bu tür olaylar insan sağlığına ve çevreye zarar vererek, panik yaratır ve ekonomik ve politik istikrarı etkiler.

Her türlü suç olayı ya da kazada, olayın aydınlatılması “Olay Yeri İncelemesi”  ile başlar. Kolluğumuzun sıradan olaylara müdahale eden gelişmiş bilgi ve teknolojiyle donatılmış “Olay Yeri İnceleme Ekipleri” mevcuttur.

Ancak, Radyoaktivite ile kirlenmiş bir saha da durum biraz farklıdır.

Radyolojik olay yeri yönetimi, nükleer veya diğer radyoaktif maddelerle kirlenmiş veya şüpheli olduğu bir olay yerinde yapılmaktadır.

Burada tüm olay yeri incelemelerinde olduğu gibi, güvenli, etkili ve verimli operasyonlar yapılmalıdır.

Radyolojik bir suç mahallini yönetmek, nükleer bir güvenlik açığına cevap vermenin kilit  parçasıdır.

Radyolojik suç mahallerinde kanıt toplama, coğrafi alanın veya olay yerinin modellemesi ve patlayıcı olayların dahil olup olmadığına dair kanıt arama çalışmaları, geleneksel olay yerine  yaklaşımla benzer özellikler gösterebilir. Ancak  radyoaktif veya nükleer malzemenin karıştığı bilinen veya şüphe edilen bir olay yerinin  incelemeleri sırasında maruz kalınacak dozun belirlenmesi, inceleme personelinin radyasyondan korunması, kullanılacak kişisel koruyucu ekipmanın kullanılması, kirlenmiş ve örnek alınacak alanın belirlenmesi, olası radyoaktif örneklerin uygun şekilde alınması ve iletilmesi, alınan örneklerin doğru laboratuvarlara gönderilmesi, önem taşır.

Bu örneklerin doğru alanlardan alınmaması değerli kanıtların kaybolmasına neden olabileceği gibi, radyoaktif olarak kirlendiği  bilinmeyen olay yerlerinde görevli personelin radyasyona maruziyetine neden olabilir.

Bu nedenle kirli bomba açısından yerli veya uluslararası istihbarat bilgisi elde edilmiş eylemlerde, radyolojik/nükleer saldırı  içeren tehdit mektupları  ile çalıntı radyolojik /nükleer kaynakların varlığında gerçekleşen  olaylarda olay yeri veya bölgesinin radyoaktivite açısından değerlendirilmesi son derece önemlidir.

Bu nedenlerle olay yeri incelemelerinde, ortam veya alandaki radyasyon ölçümlerini doğru ve güvenilir şekilde yapabilecek, olay yerinde davranma kuralları hakkında bilgili, radyasyondan kendini koruyabilecek,  personelin özellikle büyük şehirlerden başlayarak eğitilmesi hususu ülkemiz için bir gerekliliktir.

Bu eğitimlerin sadece teorik olarak değil pratik olarak yapılabilmesi, radyolojik ve/veya nükleer adli bilimler açısından değerli olduğu kadar, verilerin yanlış yorumlanması, gözden kaçırılmasının önüne geçebilir.

Unutulmamalıdır ki, Radyasyon, duyu organları ile hissedilebilen bir meta değildir.  Görülmez, duyulmaz, hissedilmez ve dokunarak algılanamaz.

Günlük yaşamda kişilerin aldıkları radyasyon dozunu ayrıca olay yerindeki radyasyonun varlığını belirleyip miktarını  özel geliştirilmiş cihazlar kullanılmaktadır.

Bu maksatla geliştirilmiş olan aygıtlara genel olarak radyasyon dedektörü denilmektedir.

Dedektörler, radyasyonun içlerinde sebep olduğu iyonlaştırma ve uyarma mekanizmalarının elektrik sinyallerine çevrilmesi prensibiyle çalışırlar.

 Kalibrasyonları uygun şekilde ve aralıklarla yapılan radyasyon dedektörlerinin şüpheli olaylarda kullanılabilmesi için öncelikle radyasyon dedeksiyon timlerinin oluşturulmalıdır.

Bu dedektörlerin çok yüksek maliyeti olmadığını düşündüğümüzde, hele ki ülkemizde milli olarak imal edersek, hemen her olay yeri inceleme aracında bulundurulması personelin güvenliği açısından uygun olacaktır.

Bu demek değildir ki her Olay Yeri İnceleme Timi, Radyoaktif olaylara müdahale etsin. Çünkü bu müdahaleler için çok ciddi özel ekipmanlar ve giysiler gerekmektedir.

Hiç olmazsa Olay Yeri İnceleme Ekibi şüpheli ortamda bu dedektörlerle radyasyon olup olmadığını belirleyip, yetkili ekiplere haber verebilecektir.

Haber Seçenekleri

Haber metnini kopyalayabilir veya kapak görselini indirebilirsiniz.

Logo

📲 Davut Güleç Haberler

Uygulamayı ana ekranınıza ekleyin, internet bağlantısı olmadan da haberlere ulaşın!

iPhone / iPad için:
1. Alttaki Paylaş butonuna ( ⬆️ ) dokunun
2. "Ana Ekrana Ekle" seçeneğini seçin
3. Sağ üstten "Ekle" butonuna basın